Doğa Fotoğrafı Nasıl Çekilir ?

Manzara fotoğrafçılığı fotoğraf alanındaki en zor türdür. En fazla emek ve zaman isteyen, sürekli seyahat etmenizi gerektirecek bir türdür.

 

Doğa fotoğrafları aslında kendi içinde de farklı çeşitlere ayrılır. Doğal manzara, şehir manzarası gibi. Ama biz günümüzde hepsine manzara fotoğrafı demekle yetiniyoruz. Ve aklımıza ilk gelenler ise deniz ve şehir manzaraları oluyor.

Kaliteli bir doğa fotoğrafı çekmek için size gerekli olan en önemli şey kaliteli ve geniş açıya sahip bir lenstir. Fotoğrafınızın daha net olması için gerekli tüm kurallara uymanız gerekir. Fotoğrafınıza netlik katacak en önemli şey tripod eşliğinde çekim yapmanızdır. Tripodunuzu asla yanınızdan ayırmayın.  Eğer sürekli yanınızda taşımak sorun oluyor ise sabit bir objeden (kaya ya da ağaç gövdesi gibi) destek alabilirsiniz.

Fotoğrafınızın netliğini artıracak olan bir diğer etken ise geniş alan derinliği sağlayacak olan kısık diyaframdır. Alan derinliğinin tüm fotoğrafa hakim olmasını istiyorsanız lensinizi o mesafeye odaklamanız gerekecektir. Böylece görüntünüzün tamamı net olacaktır.

 

Polarize filtre sayesinde gökyüzündeki parlamaları azaltabilir yeryüzü ve gökyüzü arasındaki ton farkını en aza indirebilirsiniz. Şelale- deniz gibi hareketli alanlarda ise uzun pozlama tekniğinden yararlanabilirsiniz.

doğa fotoğrafı

Doğa fotoğrafı çekerken dikkat edilecek önemli bir ayrıntı ise kadraja ev,reklam panosu, elektrik direği gibi insan yapımı hiçbir objenin dahil edilmemesidir.

 

Doğa çekimlerinde geniş açılı lens kullanıyorsanız eğer makinanızı yere daha yakın tutmanız gerekir. Böylece çekim yaptığınız alan daha derin olacaktır. Genellikle göz hizasından çekim yapıldığında çekimleriniz sıradanlaşacaktır, çünkü göz hizası herkesin zaten gördüğü ve dikkat çekmeyen bir açıdır. Ödüllü doğa çekimlerini incelediğinizde hepsinin yere yakın mesafeden çekildiğini görürsünüz. Deniz kenarı çekimlerinde ise mesafeyi yukarıdan tutabilirsiniz, çünkü yere yaklaştığınız takdirde denizden çok az pay alabileceksiniz.

 

Eğer gündüz ışığında çekim yapmak istiyorsanız altın saatleri tercih etmenizde fayda var. Altın saatler dediğimiz bu saatlerde yapılan çekimler daha olumlu sonuç vermektedir. Altın saat dediğimiz saat dilim ise güneşin doğuşundan hemen sonra ve güneş batmadan hemen öncesini temsil etmektedir.

Bu zaman diliminde güneş ışıkları sert gölgeler bırakmadıkları için fotoğrafınıza yumuşak ve kadifemsi bir netlik katacaktır.

 

Doğa çekimindeki bir başka altın kuralımız ise, bulutlu havadır. Bulutsuz bir havada yapılan çekimde gökyüzü çok sade ve sıkıcı olacaktır. Güzel doğa çekimleri için bulutlu havaları tercih etmenizi öneririz. Hatta fırtına ardından çıkan simsiyah bulutlarla kaplı bir gökyüzü ve bulutları aralayıp ardından göz kırpan güneş ışığı fotoğrafınıza renk katacaktır.

 

Manzara çekimlerinizde amaç doğayı çekmektir ve hareketli bir obje ile işiniz yoktur. Bu durumda ISO’yu en düşük değerde tutmanız gerekir.

 

Güneşe karşı yaptığınız doğa çekimlerinde sıklıkla rastladığınız sorunlardan biri de hare oluşumudur. Hare oluşumunu engellemeniz oldukça kolaydır. Mercekte yansıma olan kısma elinizle ya da bir obje ile gölge düşürmeniz hare oluşumunu engelleyecektir. Ucuz filtre kullanımı da hare oluşumunu etkiler.

 

Doğa çekimlerinin olmazsa olmazı tripot. Doğa çekimlerinde tripod ile adeta bütünleşmeniz asla ve asla yanınızdan ayırmamanız gerekir.  Tripodu eğimli bir arazide kullanacaksanız devrilmemesi için dikkat etmeniz gerekli. Aksi halde tüm çabalarınız ve emeğiniz bir anda yerle bir olacaktır. Tripodunuzun devrilmemesi için 2 kısa bacağını meyilli olan yere verin ve uzun olan bacağı iki kısa bacağın otasında geride bir yerde konumlandırın.

Sisli bir havada,sonbahar ya da kış manzaraları çekimi yapacaksanız bu aylarda güneş doğmadan yollara düşmeniz gerekmekte. Çünkü çekmek istediğiniz sis güneş doğduktan yalaşık yarım saat sonra kaybolur ve istediğiniz manzarayı kaçırmış olursunuz.

En Popüler Estetik Cerrahi İşlemleri

Son yıllarda insanlar her açıdan büyük bir rekabet içindeler. Sürekli bir yarış halinde olan insanlar öyle gözüküyor ki artık estetik açıdan da yarışa girmiş bulunmakta. Öyle ki bunun için estetik ameliyattan kaçınmıyorlar ve cerrahi işlem görmeyi göze alıyorlar.

Yapılan araştırmalara göre son zamanlarda en çok uygulanan estetik ameliyatları aşağıdaki gibi sıralayacağız.

 

Burun estetiği;

Sadece ülkemizde değil tüm dünya da en çok işlem yaptırılan bölge olarak karşımıza çıkıyor burun. Özellikle de bayanlar bu konuda önemli bir çoğunluğu oluşturuyor. Burnunun istediği gibi olmadığını düşünen birçok bayan cerrahi işlem görmekten çekinmiyor ve ameliyat masasına yatıyor. Sadece dış görünüş olarak değil sağlık açısından da sorunu olan, nefes almakta herhangi bir kemik vb. nedeni ile zorluk çeken kişiler de bu işleme başvurmaktalar.

 

Yüz gerdirme işlemler;

Bu işlemde de yine en çok tercih eden kesimin bayanlar olduğu dikkat çekiyor. Düşük yüz hatlarına sahip olan kişiler ciddi bunalıma girmekte ve bu durum hayatlarını olumsuz etkilemektedir. Aynı zamanda ruhsal bunalıma da sebep olmaktadır.  Özellikle de bayanlar için cildin sıkı olması ve gergin olması çok önemlidir. Sarkık ve gevşek bir cilde sahip olmayı hiçbir bayan istemez. Bu kadar rahatsızlık verici bir boyuta sahip iken bayanların bu işlemi istemeleri ve uygulamaları oldukça doğaldır. Yüz gerdirme işlemleri genellikle 50 yaş üzerinde olan kişilerde yapılır. Yaş almanın etkisi ile aşağı doğru sarkan ve gevşek bir yapıya bürünen cilt bu işlem ile düzeltilir toparlanır.

 

Karın gerdirme işlemleri;

Karın bölgesi de sarkmaya çok müsait bölgelerden biridir. Özellikle fazla kilo kaybı ve hamilelik gibi faktörler sarkmayı tetikler. Bu sarkmalar zamanla buruşmalara dönüşür. Karın gerdirme operasyonu ile sarkmış ve buruşmuş karın bölgenizi toparlatabilir gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz.

Karın gerdirme işlemleri genellikle 35-45 yaş aralığındaki bayanlar tarafından tercih edilir.

 

Saç ekim işlemleri;

Saçlarının tamamı dökülmüş ya da çok fazla dökülmeye maruz kalan kişiler bu yönteme başvurur. Saç ektirme işlemine de başvuranların sayısı oldukça fazladır.  Bu yönteme de genellikle erken yaşta saç dökülme problemi yaşayan erkekler başvurur. Kellik erkeklerin en büyük korkusu olmuştur.

 

Göğüs estetiği;

Göğüs estetiğine başvuranların sayısı da oldukça fazladır. Gerek göğüs sarkmalarını düzeltmek gerekse silikon desteği amaçlı işlemler oldukça fazladır. Özellikle silikon desteği amaçlı müdahalelere baktığımızda 18 yaş altının da oldukça yoğun olduğu gözlemlenmektedir. Fakat bu tür müdahalelerin 18 yaş altında uygulanması oldukça sakıncalıdır. Bu işlemlerin bu kadar yaygın ve popüler olmasında ünlü kişiler ve mankenlere özentinin de etkisi vardır. Bir anlık heves için bu tarz ameliyatlara başvurmamak gerekir.

 

Kulak estetiği;

Keçe kulak modeli de estetik cerrahi işlemlerinde oldukça geniş bir paya sahiptir. Aslında estetiğe en çok ihtiyaç duyulan bölgedir. Dış görüntümüzü oldukça etkileyen ve değiştiren bir yapıya sahiptir kulak. Bu nedenle düzgün olmadığı takdirde tüm duruşumuzu ve yapımızı etkiler.

Bu nedenle çok da çekinmeden hiç düşünmeden yapılan estetik işlemler arasında yer almaktadır. Ülkemizde de en yaygın türlerden biridir kulak estetiği.

 

Botoks;

Günümüzde en popüler ve kolay olan işlemler arasında yer alır botoks işlemleri.  Öyle ki gün içinde 1-2 saatinizi ayırarak bu işlemi yaptırabilir sonrasında normal yaşantınıza geri dönebilirsiniz.  Vücudunuzun her bölgesine rahatlıkla uygulanabilen çok fonksiyonlu bir işlemdir. Bayanlar botoks işlemini genellikle dudak  bölgesi için tercih ederler. Dudağın yanı sıra yüzün her bölgesine de rahatlıkla uygulanması mümkündür.